Ocak 09, 2019

Memories of Alhambra


     
Merhaba! Şu aralar güzel Kore dizisi arayan ama henüz bulamayan varsa bir Hyun Bin dizisiyle karşınızdayım. Beni uzun zamandır böylesine heyecanlandıran bir Kore dizisi olmamıştı. Özellikle beni şu aralar romcom'lar (romantik-komedi) çok sarmıyor çünkü biliyoruz belli bir bölüm dizisinde aynı şeyler olacak diye. İşte ilk 10 bölüm aşık olacaklar, 2 bölüm birbirlerine açılacaklar. Ve son iki bölüm bir şey olacak ve ayrılacaklar.  Bundan dolayı heyecanı olmadığı için artık çok da izleyesim gelmiyordu farklı bir şey görmediysem.
İşte farklı bir konu tam da burada devreye giriyor:  Memories of Alhambra.




Konusu  ise şöyle. Jin-Woo (Hyun Bin), oyun geliştiren bir holdingte CEO (tabiki de CEO). Oyun geliştiren bir çocuk ile iletişime geçiyor, ve bunun için Granada'ya gidiyor. Ve olaylar gelişiyor. Oyun VR (artırılmış gerçeklik) ile ilgili bir oyun ve oynamak için özel bir lens takmak yeterli. Granada'ya gittiğinde oyunu yazan kişinin kaybolduğunu görüyoruz. Hikaye böyle gelişiyor. Park Shin-Hye'de oyunu geliştiren çocuğun ablası ve aynı zamanda Granada'da pansiyon işletiyor.

-

Spoiler'lı Yorum:  

Şu ana kadar 10  bölüm yayınlandı sanırım. Şu ana kadar temposu çok iyiydi umarım böyle devam eder. Yalnızca asistanın ölmesine üzüldüm. Keşke ölmeseydi. Bir adamı bulacaklar diye sürekli kayıp veriyorlar. Bir de anlayamadığım bir şey, kod yazarak nasıl oyunun önüne geçemiyorlar. Mesela bence ortaya çıkan yakın arkadaşını oyunu yeniden kodlayarak durdurabilirlerdi belki ya da son bölümde gelen macerayı belki... Bilmiyorum bana oyuna müdahale edememeleri saçma geldi, surver ellerinde halbuki :(
Onun dışında bence çekimler, senaryo çok güzel ilerliyor. Özellikle Granada'da geçen çekimler hiç göze batmıyor.
Heyecanla yeni bölümleri bekliyorumm. 

Puanım: 7.9
.---------------------------------









Kendinize iyi davranın,

















Kasım 28, 2018

Netflix Orijinal Yapımı En iyi 5 Mini Dizi

Selamlar,

Bayağıdır  blogta yazı yazmıyordum, ben Kim Mavi ^^. Selamlar olsun herkese. Uzun zaman önce Kore dizisi izlemeyi bırakmıştım, belli bir sebebi yok aslında yine güzel bir şey çıkınca izliyorum ama çok nadir oluyor. Bir de ben çılgınlar gibi izlediğim için,bir oturuşta bitirdiğim için dönemde derslerin arasında çok mantıklı olmuyordu. Bundan  dolayı çok takip edemiyordum çok. Ondan yazmayı bırakmıştım ama geçen gün Amane Misa ile konuşurken ne kadar özlediğimi fark ettim. Ondan madem öyle izlediğim şeyleri önereyim dedim.
Biliyorsunuz ilginç bir Netflix akımı başladı, ben de orijinal yapımlarını takıp ediyorum. Çok güzel diziler çıkarabiliyorlar. Ben benim 5 favorimi sizinle paylaşıyorumm

Not: Hep +16 içerikli yazmışım, talep gelirse bir de genel izleyici  olan sevdiklerimi paylaşırımm...



Tepedeki Ev/ The Haunting of Hill House -- Korku +16

Ben çok korku seven bir insan değilim açıkçası. Hatta neredeyse hiç izlemem. Halamın ısrarı ile beraber başladık ve bir gün  içinde bitirdik. Salt korku içermiyor dizi, yani karşına aniden bir şey çıkabiliyor evet ama bunun yanında psikolojik tahliller ve aile kavramını ele alıyor. Biz sürekli acaba ne olacak, acaba şöyle midir diyerek izledik. İlk defa korku filminden bu kadar eğlendim.


Manyak / Maniac, Dram,  +16

Çok duymadım diziyi, çok ilgi çekmedi galiba. Bölümünden dolayı mı artık nedir benim çok ilgimi çekti. Konusu travmaları düzeltebileceği söylenen bir ilacın denek olmayı  kabul  eden birkaç insanda denenmesini anlatıyor. Oldukça ilginçti bence konusu ve akıcı bir yapısı vardı. Bu tarz konularla ilgiliyseniz bence ilginizi çekecektir.


Chilling Adventures of Sabrina, Dram, +16

Orijinal Sabrina'yı hiç iizlediniz mi bilmiyorum ama ben birkaç kez televizyonda denk geliyordum ve eğlenceli geliyordu bana. Onun daha karanlık versiyonunu çekmişler, karşılaştığımız Sabrina ve teyzeleri bu sefer iyi tarafta değiller, daha Ortaçağ Avrupasına ait cadılar gibiler, yani daha karanlık bir ortam hakim. Ben bu Sabrina'yı çok sevdim, ve böyle bir Sabrina fikri bana çok orijinal geldi açıkçası.

The OA, Dram, +16

Yine zevk alarak izlediğim bir yapımdı. Konuyu çok net hatırlamıyorum ya da anlatacak kadar iyi hakim değilim ama çok sürükleyici ve değişik bir yapım olduğunu anımsıyorum. Bir çırpıda izlemiştim yine ve gerçekten bulabileceğiniz en ilginç dizilerden Netflix'te.




Dark, Dram, 16

Alman yapımı bir dizi, her ne kadar Alman
ca'dan çok haz etmesem de izledim yine de. Dark, bir çocuğun kaybolmasıyla başlıyor, zamanda yolculuk falan derken çok farklı yerlere geliyor dizi. Aşırı derece de ilginçti bence. Zamanda yolculuk, fizik ilginizi çeken şeylerse bence kesinlikle başlamalısınz!!

Sevgiyle kalınn,

Mavi.


Ekim 12, 2018

Spotify Hesabım Çalındı!

Herkese selam.

Bugün size sabahtan başıma gelen ve saatlerce uğraşmama neden olan bir olayı paylaşacağım. Tabi başlıktan da anladığınız kadarıyla Spotify hesabım çalındı. Bunu yazma nedenim aslında sizi biraz olsun bu konularda uyarmak.

Eylül 04, 2018

Donuk Yüzler


Herkese selam! Uzun zamandır yoktum ve artık eskisi gibi geri döndüm sözleri de vermeyeceğim. Az önce dizi izlerken aklıma geldi ve bu yazıyı yazmak istedim :)

***

Hep mi böyleydi yoksa ben mi sonradan fark ettim bilmiyorum ama son zamanlarda Kore dizilerinde beni çok rahatsız eden bir şey var. Oyuncular o kadar donuk bir ifadeyle oynuyorlar ki bir olay olduğunda onlar tepki verene kadar sıkılıyorum. Muhabbet sırasında yapılan espriye 2 dakika sonra gülenler gibiler :D

Ocak 11, 2018

Mim 17 #2018 Hedeflerim

Selamlar!
2018'e ilk postu an itibarıyla giriyorum :) Uzun zamandır mim yapmıyordum ama mimler bloğa arada farklı yazılar eklememi sağlıyor ve hoşuma gidiyor.
Bu mimi bana sevgili Alielle pasladı, ona teşekkür ediyorum :)
Şimdi ben 2018 hedeflerimi daha önceden oturup düşünmemiştim, o yüzden bunu yazarken düşüneceğim :)

Aralık 31, 2017

İzlemekte Olduğum Diziler (Genel)

Bu postta sizinle izlemekte olduğum, bitirmeyi hedeflediğim dizileri paylaşacağım. Tabi bunlar arasından bazılarını yarım bırakırım belki, asla belli olmaz :D Aslında izlemiyorum bazılarını birkaç haftadır ama geri dönmeyi düşünüyorum, o yüzden listedeler.
Diziler karışık olacak sadece Kore dizileri olmayacak yani. Zaten çok izle(ye)miyorum nedense.

Aralık 30, 2017

Dramaworld / Mini Dizi

Herkese selamlar!
Uzun zamandır bir yazı yazmıyordum farkındayım (özellikle dizi yazısı) ama yıl bitmeden bir tane yazayım dedim :)
Bu arada biraz paslanmışım, ara verdikçe yazmak zorlaşıyor. İdare edin beni T_T
-
Beni ve blogu unutanlar veya blogu ilk defa ziyaret edenler için aşırı kısa tanıtım;
Ben Misa! Dizi izlemeyi ve sizi seviyorum! :)
-
Muhtemelen 2017'nin son tanıtımı ve yorumu olacak olan bu dizi, diğer izlediğimiz Kore dizilerinden farklı. Aslında başrol kızımız bir Koreli bile değil.

Temmuz 07, 2017

İzlenecek Yabancı Diziler Listem

Aralarında çok klasik olan ama hala izlemediğim dizilerin bulunduğu listeme hoş geldiniz :) Hepsini izler miyim bilmiyorum ama geçen gün kolaylık olsun diye kendime bu listeyi hazırladım, şimdi sizinle paylaşıyorum. 

1- Westworld

Neredeyse 9 Ay

Herkese selamlar! 
Başlıkta da belirttiğim üzere yazı yazmayalı neredeyse 9 ay olmuş.
Peki ben bu sürede ne yaptım? Derslerle meşguldüm işte. Yazmayı ve blogu özledin mi derseniz biraz çekimserim. Bir yandan özledim bir yandan özlemedim. Neden böyle olduğu konusunda da bir fikrim yok, sıkıldım galiba biraz. Yine de hiç yazı gelmeyecek anlaşılmasın, yazacağım ama arada sırada olur herhalde. Ne beni çok sıkacak ne de buraları çok boş bırakacak cinsten. Yazmayı seviyorum ama çok uzun sürüyor ve ilgi, özen istiyor. En azından yapacaksam tam ve güzel olmasını istiyorum :)

Ekim 05, 2016

DIY Denemelerim 2 - Takvim

Merhaba!
Yazmam gereken diziler varken ben burada ne yazıyorum? Kendin yap takvimimi! Neyse diziler biraz daha bekleyebilir, takvim fikrimi şimdi paylaşmak istiyorum sizinle. Takvim takvim diye dolaşıyordum etrafta, bulamayınca da en iyisi kendim yapayım dedim.
Bu fikri sevmemin nedeni hem göze hitap ediyor oluşu hem de notlarımı üstüne yazabiliyor olmam. Bunu tam masamın karşısına, duvara asınca her şeyi görebiliyorum.

Bu ay için bunu yaptım. Üstten belli bir boşluk bıraktım ve 3×3'lük kareler çizdim cetvelimle. Biraz özensiz yaptığım için hafif bozukluklar oldu ama olsun.
Ekim yazısını internetten fontlar yardımıyla yazdım. Bildiğiniz ekranın üzerine kağıdı koydum ve üzerinden çizdim (evet biraz tembellik ettim ama öbür türlü düzgün ve güzel olmazdı). Yanına da istediğim bir resmi çizdim, maksat estetik olsun :)

Bu da Eylül ayı için yaptığım. Üzerine yazdığım yazıları mozaikledim :)) Siz o günkü planınız neyse oraya onu yazarsınız.

Poşet dosyalar oluyor. Onlardan bir tane duvara bantla yapıştırdım. Bandı poşet dosyanın üst iç kısmından duvara yapıştırırsanız daha güzel olur (anlatabildim mi bilemiyorum).
Kağıdı, duvara astığım poşet dosyanın içine yerleştiriyorum ben. Kağıda yazdığım görevlerimi yaptıktan sonra da poşetin üzerinden fosforlu kalemle çiziyorum. Bu şekilde yapınca sonradan silebiliyorum da.

İşte bu kadar! Biraz kötü anlattım galiba ama idare edin beni :)
Kendinize iyi bakın!

Eylül 22, 2016

Sherlock / Mini Dizi

Spoiler YOK :)

Kore dizilerine başladım başlayalı diğer ülke dizilerini unuttum neredeyse. Hatta Korece kelime öğrendikçe İngilizceden bir tane kelime eksiliyor gibi hissetmeye başladım :D Ben İngilizcemin gelişmesini hep dizilere bağlarım. Aslında dil öğrenmek isteyen insanlar için en büyük katkıdır bence dizi - film izlemek. Neyse işte ben bayağıdır unuttum Amerikan, İngiliz vs. dizilerini ve artık yeter dedim. Nereye kadar Kore, zaten çok izledikçe sıkmaya başlıyor. Ben mesela bir dönem aşırı Kore dizisi izlerim sonra birden sıkılırım. Şimdi olduğu gibi :D

Evet, Misa sadede gel diyorsunuz duyuyorum. Biraz İngilizce duysun kulaklarım ve aynı zamanda klişelerden uzak bir dizi izleyeyim diyordum. Bu yüzden Sherlock dizisine başladım. Zaten çok övülüyordu. İlk sezonu yeni bitirdim. Aslında bir sezon 3 bölüm olduğu için çok uzun sürmedi bitirmem :D
Diziyi çok beğendim, o kadar klişe dizilerden sonra bu soğuk su etkisi yarattı. Birden 'oh be! ne güzel geldi' dedim.

***

Benedict Cumberbatch'e bayıldım! Yani bir insan rolüne bu kadar yakışır.

Dizi içerisindeki ufak espriler çok güzel. Bir bölümü yaklaşık 1 buçuk saat ama anlamsız ve boş bakışmalarla diziyi doldurmamışlar. Her sahnesi dolu dolu anlayacağınız. Aklıma bu tweet geldi şimdi:

Not: Bu dizi için konu anlatımı vs. gibi kısımlara girmeye gerek görmedim. Sadece nasıl izlemeye başladığım ve beğenip beğenmediğim hakkında kısa bir yazı yazmak istedim :)

Herkese öneririm, izlerken keyif alacağınızı düşünüyorum :) Başka bir yazıda görüşürüz, kendinize iyi bakın!

Eylül 10, 2016

Pinocchio

Yazarın Puanı: 7.7
Türü: Romantik, Dram
Bölüm Sayısı: 20
Yayın Yılı: 2014-2015
Oyuncular:
Lee Jong Suk - Choi Dal Po / Ki Ha Myeong
Park Shin Hye - Choi In Ha
Kim Young Kwang - Seo Bum Jo
Lee Yoo Bi - Yoon Yoo Rae

Konusu:

Ki Ha Myeong annesi, abisi ve itfaiyeci babası ile yaşamaktadır. Ha Myeong ve abisi zeki çocuklardır ve babalarıyla gurur duyarlar. Bir atık tesisinde çıkan yangınla Ha Myeong'un babası ölür. Kısa süre sonra ise Ha Myeong ve annesi okyanusa atlarlar. Annesi ölürken Ha Myeong bir adam tarafından kurtarılır.

Ha Myeong'u kurtaran adam Choi In Ha'nın büyükbabasıdır. Büyükbaba Ha Myeong'u 30 yıl önce ölen büyük oğlu Dal Po zannetmektedir. Büyükbaba Ha Myeong'u evlat edinir ve adını Dal Po olarak değiştirir. Bundan sonra Dal Po ve In Ha, amca-yeğen olarak birlikte yaşamaya başlarlar ancak aslında aynı yaştadırlar.

In Ha'nın pinokyo sendromu vardır. Bu yüzden ne zaman yalan söylese hıçkırır. Dal Po ve In Ha iyi anlaşıyorlardır ta ki bir gün Dal Po, In Ha'nın annesinin atık fabrikasının yandığı dönemde asıl suçun üstünü kapayarak ailesinin yok olmasına neden olan muhabir olduğunu öğrenene kadar.
Dal Po, In Ha ile arasına mesafe koymaya çalışır fakat In Ha'ya karşı hisleri de vardır...



Yazarın Yorumu:

*-*-*-*-*

İzleyin bence, güzel :)

*-*-*-*-*

Spoiler içeren kısım;

İzleyip izlememe konusunda karasız kaldığım bir diziydi Pinocchio. Hem konusunu okuduğumda ilgimi çok çekmemişti hem de Park Shin Hye'den biraz çekiniyordum açıkçası. Fakat beklediğim gibi çıkmadı ve diziyi çok beğendim.


Choi Dal Po / Ki Ha Myeong

Diziyi izlemek konusunda çekindiğimi söyledim, peki aniden izlemememe ne sebep oldu? Tabiki de Lee Jong Suk. W dizisini izlerken bölüm gelmesini beklemek zulüm geliyordu, ben de boşta kalmayayım diye başladım diziye :) Her neyse karakter hakkında söyleyeceklerime geçeyim.

İlk bölümlerde çocuğun saçı beni benden almıştı, hatta bayağı bir bölüm öyle devam edince hiç değişmeyecek sandım lakin büyükbaba el attı duruma :D
Çocuğun abisini aramak istememesi bana garip geldi, hani insan hiç mi merak etmez? Bunu düşündüm ama abisini bulduktan sonra olanlar hakkında kendini suçlamasını da doğru bulmadım. Evet belki abisini bulması her şeyi değiştirirdi ama abisinin bu yolu seçmesi kesinlikle onun suçu değildi.

Kızın annesi hakkında haberler çıkmaya başladığı zaman (hani otobüs şoförüyle ilgili olan, bilmem hatırlar mısınız) başta yalan haber yapacağını düşündüm ama yapmadı, bunu yapsaydı zaten başından beri intikam almak istediği o kadından bir farkı kalmazdı.


Choi In Ha

Evet, gelelim Park Shin Hye'ye. Başta neden tereddüt ettiğimi söyleyeyim. Ben bundan önce Park Shin Hye'nin oyunculuğunu çok donuk bulurdum. Duyguyu bana geçiremezdi. Hatta en son Heirs'te beni çok baymıştı. Bu yüzden tamamen ön yargılıydım. Bu diziyle ön yargılarım kırıldı, en azından artık onun olduğu bir dizi görünce hiç dert etmeyeceğim :D Bence kıza yanlış roller geliyormuş, buradaki gibi hep hareketli, biraz asabi, biraz eğlenceli ortaya karışık bir karakteri olmalıymış. Pasif karakterler yakışmıyor yani onu söylemeye çalışıyorum.
Karakteri sevdim, çoğu dizide kadın karakterler sinir bozucu olabiliyor. Choi In Ha bana çok samimi geldi, hıçkırıkları falan da çok tatlıydı :D Ayrıca yalan söyleyip hıçkırdıktan sonra direk doğruyu söylemesi de çok komikti.
Düğme mevzusu da güzel bir detaydı, Dal Po'nun düğmeyi geri aldıktan sonra kızın tişörtün diğer düğmesini de sökmesi ve kolye yapması.
Acaba kızın gönlünün gerçekten, hafiften de olsa, Seo Bum Jo'ya kayması mümkün olur mu diye düşündüm, yapmadılarr! :)


Seo Bum Jo

İkinci erkek sendromuna yakalanan var mı bu dizide? Evet, Seo Bum Jo'da tatlıydı ama başrolün yerini hiçbir şekilde tutamadı bende (zaten nasıl tutsun, Jong Suk'tan bahsediyoruz).
Kıza aşık olma hikayesi bana çok saçma geldi açıkçası. Birinin sadece attığı mesajları okuyarak ona aşık olabilir miyiz? Yani birde kızın annesine attığı mesajlardı onlar. Bu yüzden başlarda sapık diyordum bu çocuğa :D Yani mesajları okumayı geçtim birde kızın yanına geliyor, etrafında geziyor falan. Şimdi gerçekçi olalım, biri çıksa böyle bir şey yapsa, ay ne tatlı mı dersiniz yoksa sapık mısın sen diye çıkışır mısınız? Bilemedim yani bana pek masum gelmedi :D Neyse başta bu nedenden dolayı kızarken ileri ki bölümlerde tatlı gelmeye başladı ve toparladı. Zaten son bölümde yaptığı fedakarlık unutulmaz :)
Aslında ortalarda, annesini savunduğu o kısımlarda, çocuğa kızmıştım ama sonradan çocuk için gerçekten şok olabileceğini ve böyle bir şeyi kabullenmenin ne kadar zor olacağını düşündüm. Yani hepimiz insanız sonuçta, böyle şeyleri kabullenmek zor olur. Bir de anneden bahsediyoruz yani öylesine birinden değil. Sonuçta başta kadın hepimize sevimli gözüküyordu, yıllarca böyle davranan birine o ihtimali vermek zorlar insanı.


Yoon Yoo Rae

Bu kızı sevdim de sevmedim de. Fazla çocuksu olması beni itti biraz. Çok hoşuma gitmiyor, biraz ağırlığı olan karakterleri daha çok seviyorum. Ama 'ah sen de mi beni seviyorsun' halleri çok komikti :D Yani yer yer güldürdü yer yer sinir etti bu karakter. Sonunda isyankar amcaya katılması çok komikti.
Kızın Hwang Gyo Dong ile olan aşkını da göremedik, onlar birleşmedi sanırsam. Öyle bir hoşlantı mıydı? Ucunu açık mı bıraktılar yoksa, biz nasıl istiyorsak öyle hayal edelim diye :D Orası biraz soru işareti olarak kaldı.

Song Cha Ok

 Anneliğinden şüphe ettiren kimse (bkz: Misa Sözlük). Yıllarca kızını merak etmemiş, bir de üstüne gördükten sonra sen pinokyosun bıt bıt bıt diye kıza üstten bakmış bir insan olarak ben dahil hepimizi sinir etti. Hele yıllar önce çocuklara olan o davranışları, soruları, haberleri çarpıtması olsun hep çıldırttı. Fakat söylemeden geçemeyeceğim işinin ehli. Yani o kadar neyi nerden kısıp insanların akıllarını başka yöne çevireceğini iyi biliyor ki takdir ettim. Yani kötülük yapıyor evet ama bu konuda çok becerikli. Seminerde verdiği tavsiyeler insanlık namına kötü ama gerçekten zeka ürünü.

Sonradan çok şükür ki insafa geldi. Hatta son seminerde Dal Po'nun örneğini kullanması gözleri yaşarttı :D Ama gerçekten çok güzel bir örnekti (Dal Po'nun ne kadar zekice sorular sorduğuna değinmeme gerek yok herhalde değil mi?).

Choi Gong Pil
Amca son bölümde hafiften bize engel yaratmış olsa da (onlar amca yeğen olmaz diyerek) çok tatlıydı. Hele oğluyla olan atışmaları çok iyiydi :D
Sürekli Dal Po'nun biriktirdiği paraları alması da üzdü. Bu konuda Dal Po'yu çok iyi anlıyorum... (Fakat Dal Po'da az değilmiş, adam o parayla televizyon aldı)


Her dizide olduğu gibi başta acaba iki yan karakter de aşk konusunda başrolleri zorlayacak mı (araya giriyorlar ya hani) diye korktum, neyse ki öyle olmadı. Zaten o kadar alengirin içinden bir de bu çıksaydı bıktırırdı dizi. Bu yüzden ana konu çok güzel ve sürükleyici ilerledi diye düşünüyorum. Hem başrollerin aşkı hem de diğer mevzular yeterince dozundaydı. Sadece son sahnenin kıyafet denemesi değil de herkesin orada bulunduğu bir düğün sahnesi olmasını dilerdim.

Bu arada gerçekte de haber kanalları böyle mi? Yani bunlar biraz abartmışlar sanki. Mübarek muhabir değil Sherlock falanlar :D İnsanı mesleğe özendiriyorlar. Gerçi ben meslek odaklı hangi diziyi izliyorsam o mesleğe giresim geliyor ama neyse :D Olayların o şekilde gelişmediğini biliyorum, beni kandıramazsınız!!
Artık her haber izlediğimde arka planı, o haberleri nasıl bulduklarını vs. düşünüyorum :D

Dizi beklentilerimin üstünde çıktığı için mutluyum. Yine de biri benden dizi önerisi istediğinde ilk aklıma gelecek dizi olmayacak muhtemelen ama hatıralarımda güzel bir yerde kalacak :D

Böylece izlenecekler listesinden bir dizinin adını daha silmiş bulundum!

Başka bir yazıda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...